OKULUN İLK GÜNLERİ FOBİ OLMASIN
  • KAMPÜS FİLTRELE




  • KAMPÜS ADINA
    GÖRE ARA

    Kampüs adını arama kutusuna yazarak
    kampüs ara butonuna tıklayınız.



  • BİZ SİZİ ARAYALIM




    Doğa Velisiyim
OKULUN İLK GÜNLERİ FOBİ OLMASIN

16.09.2018 | Doğa Koleji

OKULUN İLK GÜNLERİ FOBİ OLMASIN

Yaz tatili bitti, ders zili  çaldı. Öğrencilerine yeni dönemde de en iyi eğitimi sunmak için tam kadro hazır olan Doğa Koleji, ailelere okulun ilk günü için önemli uyarılarda bulundu. ilk gün fobisini ortadan kaldırmak için önemli tavsiyelerde bulunan Doğa Koleji Ortaokul, Lise Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Sibel İzgiman, ailelere sabırlı, sakin ve çocuğa karşı tutarlı olmaları gerektiğini söyledi. Doğa Kolejinin de büyük bir özen göstererek uyguladığı okul açılmadan ya da okulun ilk haftası yapılan oryantasyon programının, oldukça önemli olduğunu kaydeden İzgiman, “Bu programla heyecan ve kaygılar ortadan kalkıyor,  öğrencilerin okula adaptasyon süresi hızlanıyor.” dedi. İzgiman, özellikle küçük yaş gruplarının okula alışmasının,  aileden ayrılmasının,  hem onlar için hem de aileler için biraz daha zorlu bir süreç olduğunu ifade etti. 
 
 
Oryantasyon Programı Okula Alışmak İçin Önemli
 
Okul açılmadan veya okulun açıldığı ilk hafta yapılan oryantasyon programının önemi oldukça büyüktür. Okul  hayatına ilk defa başlayacak okul öncesi ve 1. sınıf öğrencileri için ise okulun ilk günü oldukça heyecanlı geçer. Bunun yanında tüm öğrenciler uzun bir yaz tatili sonrası arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle yeniden buluşmanın  sevincini yaşarken diğer yandan nasıl bir yıl geçirecekleri ile ilgili kaygı taşıyabilir. İzgiman, okula  alışmak için önemli olan oryantasyon programını şöyle  açıkladı:
 
Oryantasyon programıyla öğrenciler okulun fiziksel yapısını tanırlar. Sınıfın, yemekhanenin, lavabonun, kütüphanenin, revirin, teneffüs ve oyun alanlarının yerini, okul içinde nasıl hareket edeceklerini öğrenirler. Sınıf arkadaşları ve öğretmenleriyle tanışır ve onlarla bağ kurmaya başlar. Ders içerikleri ve etkinlikleri konusunda oyun yoluyla bilgi ve deneyim sahibi olurlar. Yeni döneme daha uyumlu başlamak için desteklenirler. Bazı öğrenciler için okul öncesi oryantasyon programı yeterli olurken bazı öğrencilerin okula alışmak ve uyum sağlamak için biraz daha zamana ihtiyaç duyabilir.
 
“Aileler, okulla iş birliği içinde olmalı”
 
Okulun ilk günü  kaygılı olmak normal ve sağlıklı bir duygudur diyen  İzgiman, “çocukların  ilk gün heyecan ve kaygısı ile baş etme konusunda okullar ve öğretmenler oldukça deneyimlidir”  dedi.İzgiman, anne ve  babaların da çocuklarına destek olmak için sakin, sabırlı kalmaları ve okul ile işbirliği içinde olmalarının önemli bir husus olduğunu belirtti.
 
 
“Küçük  yaş grupları  için anneden ayrılmak zordur”
 
Küçük yaş gruplarının anneden ayrılmalarının zor olduğunu dile getiren İzgiman,  annenin  şefkatli kollarından, mutlu ev ortamından ayrılmanın, daha önce hiç tanımadığı insanlarla bilmediği bir ortamda günün önemli bir bölümünü geçirmenin çocuklar için endişe verici olabileceğini kaydetti. Benzer kaygıları çocuklarını ilk defa okula gönderen anne ve babalarında yaşayabileceğini belirten İzgiman,  okula  alışabilecek mi, ya yemek yemezse, temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek mi gibi aile kaygılarının çocuklara yansıtılmaması gerektiğinin de altını çizdi. 
 
İzgiman, çocuğun okula alışma sürecinde ailelerin yapması gerekenlerini söylemeye devam ederek, önemli tavsiyelerini şöyle sıraladı:
 
Okulu reddeden çocuk ayıplanmamalı, eleştirilmemeli, suçlanmamalı.
Çocuğun okulda bulunması  için destek olunmalı ki, çocuklar öğretmenleri ve arkadaşlarıyla vakit geçirerek, okula güven duymalı. Aileler bu konuda sakin, sabırlı ve çocuğuna tutarlı olarak sınıfta olmalarını istemeli.
Çocuklar ebeveynlerinden  ayrılmamak için vedalaşmaları uzun tutabilir. Vedalaşmalar kısa tutulmalı.
Çocuklar ailelerin sınıfa girmelerini isteyebilir. Okulu reddeden küçük çocukların yanında olmak yerine aileler, çocukları kademeli olarak okula alıştırabilir. İlk gün  yarım gün, sonra biraz daha uzun, sonra tam gün.
“Karnım ağrıyor, midem bulanıyor okula gitmek istemiyorum” diyen çocuğa “ağlama, üzülme” demek yerine  “şu an endişe duyuyorsun ama geçecek” diyerek destek olunmalı.
Aileler okulla ilgili güzel hatıralar paylaşmalı, olumlu konuşmalar yapmalı.
Öğretmeninden destek isteyebileceği,  arkadaşına soru  sorabileceği konusunda çocuklar cesaretlendirilmeli. Öğretmeninden destek isteyebilen,, arkadaşına soru sorabilen çocuk okulda tek başına var olmaya hazır olacaktır.
Uyum problemleri ciddiye alınmalı, okul ve aile işbirliği ile çocuğa destek olunmalı. 
Çocukların  birkaç hafta içerisinde okula alışması beklenir, eğer devam eden bir kaygı var ise uzman desteği alınmalı.