Haber ve Etkinlikler

DEPREM BİLİNCİ: ÖNLEM AL, GÜVENDE KAL

Depremi ortadan kaldıramayız ancak deprem bilinci geliştirerek fiziksel ve psikolojik olarak daha hazırlıklı ve güçlü olabiliriz.


Ülkemiz bulunduğu konum itibariyle tarih boyunca birçok deprem ile karşılaşmıştır ve karşılaşmaya devam edecektir. 
Günlük hayatımız devam ederken dünyayı güvenli bir yer olarak kabul ederiz. Kendimizin, yakınlarımızın birdenbire zarar görebileceği düşüncesini taşımayız. Dünyanın güvenilir bir yer olduğuna inancımız, ömür boyunca yavaş yavaş oluştuğundan ani ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan deprem, yangın, sel gibi afetler, kazalar ve kayıplar bizi derinden sarsar ve hayatımızı olumsuz etkiler.
Travmatik olaylardan sonra verilen tepkiler, yalnızca afeti yaşayanlarda değil, onların ailelerinde, yakınlarında, afetzedelere yardım eden kişilerde, afeti gören, duyan, tanık olan, sosyal medya üzerinden takip eden, izleyenlerde görülebilir. Bu nedenle, afet sonrası psikoloji ile ilgili bilgi sahibi olmak ve baş etme stratejilerini bilmek tüm toplum için önemlidir.
Yaş Gruplarına Göre Verilen Tepkiler:
Okul Öncesi Çocukluk Dönemi (2-5 Yaş): Bu yaş grubundaki çocuklar yaşadıkları duyguları sözel ifade edemeseler de kaygılı ve üzgün olduklarını davranışlarıyla gösterebilirler. Bu dönemde çocuklar anne babaya aşırı bağlanabilir, onlardan ayrı kalmak istemeyebilirler. Karanlığa veya hayvanlara karşı korku duyabilir. Aniden, yüksek sesle, hıçkırarak veya yardım istercesine ağlama nöbetleri görülebilir. Uyku düzeni değişebilir. Sıklıkla ağlayarak uyanma, parmak emme, yatağı ıslatma, yemek yemek istememe gibi davranışlarda gerileme yaşanabilir.

Okul Çağı Çocukluk Dönemi (6-11 Yaş): Bu yaş grubundaki çocuklar, artık olayların farkına varabilecek olgunluğa ulaşmışlardır. Ayrıca bu dönemde okul ve arkadaşları çok önem taşımaktadır. Arkadaşlarını kaybetme ya da arkadaşlarından ayrılma gibi bir korku oluşturabilirler. Ayrıca ailelerinden ayrı kaldıklarında olası bir deprem anında yakınlarına ulaşamama korkusu nedeniyle çocuklar ailelerinden ayrı kalmak istemezler. Bu dönemde çocuklarda dikkat toplamada zorluklar, okul başarısında düşme ya da okula gitmek istememe, okuldayken davranış bozuklukları görülebilir. Öfke, saldırganlık veya özgüven kaybı yaşanabilir. Mide bulantısı, baş dönmesi, duyma ve görme bozuklukları gibi strese bağlı fiziksel rahatsızlıklar baş gösterebilir ve uyku problemleri, hava koşullarından korku duyma (gök gürültüsü, şimşek vb.) görülebilir.

Ergenlik Dönemi (12-17 Yaş): Ergenlik dönemi çocuklarda arkadaş ilişkileri çok önemlidir. Bu yaş grubundaki çocuklar arkadaşlarından yakın ilgi bekler, arkadaşları tarafından korkularıyla ve diğer tüm duygularıyla kabul edilmek isterler. Ayrıca ailelerinden bağımsız olma isteğinin yanında suçluluk duygusu da yaşayabilirler. Bu dönemde dünya ve kendi gelecekleri hakkında olumsuz tutumlar oluşturabilirler. Kendi korkuları ve travmaya verdikleri tepkilerle ilgili endişe; özellikle kendilerini suçlu ve çaresiz hissetme gibi tepkilerinin anormal olup olmadığını merak edebilirler. Ayrıca iştah ve uyku sorunları, günlük etkinliklere karşı ilgi kaybı, okul sorunları yaşayabilirler. Travmatik yaşantıdan sonra almak zorunda kaldıkları sorumluluklar nedeniyle yetişkinliğe erken girme, anne babalarla çatışma ve tartışmaların artması görülebilir. şimşek vb.) görülebilir.
Ailelere Öneriler
İletişim ve paylaşma: Yetişkinler de korkularını, olumsuz duygularını çocuklarıyla paylaşmalıdır. Ebeveynlerin korkularını çocuklarının bilmesinde bir sakınca yoktur. Tam tersine travmatik olaylarda sonra duygularımızı kelimelere dökmek iyileştirici etki yaratır. Bu paylaşma, çocuğumuzun kendini ifade etmesi için onu cesaretlendirecektir.

Bir arada olma ihtiyacı: Özellikle küçük çocuklar ebeveynlerinden ayrılmak istememe, yalnız yatağında yatmak istememe, birlikte uyumak isteme, gece sık uyanma, okula gitmeme gibi davranışlar sergileyebilir. Birkaç gün çocuğun ebeveynlerinin odasındaki başka bir yatakta yatmasına izin verebilir, onunla yatmadan önce konuşabilirsiniz. Birkaç gün sonra çocuk yumuşak bir şekilde odasına gönderilmelidir. Çocuğun korkmaması için de ışığın açık bırakılması yararlı olabilir. Daha büyük yaş gruplarında aile ve arkadaşlarıyla duygularını paylaşmalarına ve ifade etmelerine yardım edin. Kabul, hoşgörü ve destek gösterin.

Günlük rutinleri sürdürme: Travmatik olaydan sonra günlük rutinlere, okul hayatına dönmek, iyileştiricidir. Bize hayatın devam ettiğini, her şeyin normale döneceğini hissettirir. Küçük yaş gruplarında basit ve yapılandırılmış görevler verin, ufak sorumluluklar almalarına fırsat tanıyın. Daha büyük yaş gruplarında akademik beklentiler ve çalışmalar zorlayıcı olmamalıdır.

Gevşeme ve rahatlama egzersizleri: Küçük yaş grubunda oyun hamuruyla oynama, çizme ve boyama yoluyla duygularını ifade etmelerine fırsat verin. Rahatlatmaya ve güven vermeye çalışın, sık sık fiziksel temas kurun. Daha büyük yaş gruplarında nefes egzersizi, fiziksel gevşeme egzersizlerine, spor ve etkinliklerine yöneltin.
DEPREM BİLİNCİ İÇİN EBEVEYNLER NASIL DESTEK OLABİLİR?
Depremi Korkutmadan Açıklayın: Çocuklarınız tatbikatlar veya deprem hakkında soru sorabilir. "Deprem bazen olur ama biz güvendeyiz. Tatbikatlar, bizim ne yapacağımızı öğrenmemizi sağlar" gibi sakin ve açıklayıcı cümleler kurabilirsiniz.

Kaygılarını Dinleyin ve Güvende Olduklarını Hatırlatın: Çocuklar bazı korkularını ifade edebilir. "Şu an çok güvendesin, deprem sırasında ne yapacağımızı bilmek önemlidir” gibi cümleler kurarak rahatlamalarını sağlayabilirsiniz.

Korkutucu Görsellerden Kaçının: Depremle ilgili olumsuz haberleri ve görselleri çocuklarla paylaşmamaya özen gösterin. Onların yaşına uygun, olumlu ve bilgilendirici içeriklere yönlendirebilirsiniz.

Evde Küçük Bir Prova Yapın: Tatbikat öncesinde evde güvenli alanlarınızı belirleyerek birlikte uygulama yapabilirsiniz. "Çök, kapan, tutun" hareketini deneyerek onların bu sürece alışmasını sağlayabilirsiniz.
OKULDA VE EVDE DEPREM BİLİNCİ İÇİN NELER YAPILABİLİR? 
Duygularımı Resmediyorum Etkinliği: Çocuklara “Deprem denilince aklına ne geliyor? O an kendini nasıl hissediyorsun?” soruları sorularak, duygularını resim veya oyun hamuru gibi materyallerle ifade etmeleri sağlanabilir.

İyilik Yap, Güzel Anılar Biriktir Çalışması: Çocuklar, zor zamanlarda yardımlaşmanın önemini anlamaları için bir "iyilik kutusu" hazırlayabilirler. Bu kutuya, çevresine iyilik yapma önerileri veya yardım edebilecekleri kişilere yönelik mektuplar bırakabilirler.

“Nasıl Yardımcı Olabiliriz?” Sohbet Çemberi: Çocuklarla “Biz böyle bir durumda nasıl yardımcı olabiliriz?” sorusu üzerine konuşulabilir. Küçük iyiliklerin büyük etkisi anlatılarak, çocukların önerileri not alınabilir.

"Deprem Çantasını Tanıyalım" Eğitimi: Çocuklara deprem çantasında bulunması gereken temel malzemeler gösterilebilir. (Su, yiyecek, fener, battaniye, düdük vb.) Basit bir “kendi deprem çantanı hazırla” etkinliği yapılabilir.

Depremle İlgili Güvenli Alan Eğitimi: Çocuklara deprem anında nasıl korunmaları gerektiği basit ve eğlenceli bir şekilde anlatılabilir. "Çök, kapan, tutun" hareketi gösterilerek birlikte pratik yapılabilir. “Birlikte güçlüyüz” temalı hikâyeler okunarak dayanışma vurgulanabilir.

DOĞA KOLEJİ - KAMPÜSÜ BUL